bell

bell

Can Kazaz - Aydan Gelen Fil (düet Eda Sena Şenceylan)

53m ago
SOURCE  

Description

Albümü dijital olarak bu linklerden satın alabilirsiniz: https://itunes.apple.com/us/album/yollar-ve-su http://www.cdbaby.com/cd/cankazaz2 CD olarak almak istiyorsanız, konserlerime beklerim. Duyurular için: https://www.facebook.com/cankazazpage Söz, Müzik: Can Kazaz Gitarlar, blok flüt, mandolin, perküsyonlar: Can Kazaz Bas Gitar: Can Dedeoğlu Vokaller: Can Kazaz, Eda Sena Şenceylan Aydan gelen fil Pudra şekeri gibidir, dökülür üzerime Aydan gelen fil Gözlerini de kapatıp uzanır dolunaya Tam da yolun ortasında Hayallerinden vazgeçip kalır burda aydan gelen fil kimseye sarılamayıp, yenilir düzenine aydan gelen fil sözlerinize inanıp tırmanır dağlara Tam da yolun ortasında Hayallerinden vazgeçip kalır burda Yolda filden bir masal öğrendim. Masala göre bütün yıldızlar sırayla evreni aydınlatırmış. Gündüzleri bu işi güneş yaparmış ama gece olunca sıra Ay'a gelmiş. Ay, kabul etmemiş, sıra annemde demiş. Annesi, kardeşlerini besleyebilmek için hamur yoğuruyormuş. “kızım” demiş “ellerim hamurlu, benim yerime sen aydınlat bu gece” ama Ay yine direnince annesi, sinirli elleriyle sıkıştırmış ayın yüzünü. Ay hamura bulanmış. Yüzünü ne kadar yıkarsa yıkasın SU, Ay'ın annesinden korktuğu için lekeleri temizlememiş. Ayın yüzündeki lekeler bundanmış. İşte o gün Ay, suya küsmüş... Sudan gelen kedi Fille hiç barışamamış, vatanı Aydır diye. Sudan gelen kedi af dilemiş... af dilemiş... tam da yolun ortasında hayallerinden bir umut doğar ona... Albümün yapımında emeği geçen tüm arkadaşlarıma, yanısıra bu süreçte değerli görüşleri, ilhamları, destekleri ve katkıları için; Deniz Güngören, Emre Tanrıverdi, Demirhan Baylan, Umut Çetin, Baran Göksu, Selen Gülün, Ulaş Gökhan Gümüş, Eda Emirdağ, üç yıl önce ölen kedim Yumak, iyi niyetli ailem, güzel ülke Litvanya, lanet şehir İstanbul, tüm duygusal ilişkilerim, okuduklarım, gördüklerim, duyduklarım, hayal ettiklerim, yolculuklarım ve beraber seyahat ettiğim tüm arabalar, otobüsler, trenler, gemiler, uçaklar, bisikletler, ayaklarım dahil akla gelen tüm yolculuk araçlarına ve o araçlarda bana eşlik eden yoldaşlara teşekkürü borç bilirim. "Bir Albüm"den bu yana sayısı artan takipçilerim ve moral veren mesajlarıyla beni motive eden tüm insanlara teşekkürler, sevgiler. Beni ısrarla iyiye ve sevgiye yönlendirmek için çabalayan YOLLAR'a; zihnimi temizleyen ve ırmakları, denizleri, okyanusları, bedenlerimizi dolduran SU'ya teşekkür ediyorum. Sizi hep özlüyorum. Yanlış ve insan merkezci canlılık tanımımız yüzünden katlettiğimiz ekosistemlerden; güzel, canlı Dünya'yı oluşturan hatalı kullandığımız tüm bileşenlerden en ufak unsuruna kadar insanlık adına özür dilerim. Bu albüm sizin için bir güzellemedir. Albümün geriye kalan tüm değerleri insanlığa protestodur. İnsan denen yaratığın böylesine arsızlaşabildiğini gördüğünüzde dehşete düşmüyor musunuz? Ve "hepimiz insanız" söyleminin içerisinde nasıl da aynı dehşet hali var... Hiç bir ideoloji bizi insanlığımızdan kurtaramayacak. Buna dair müzikler yaptım son iki yıldır ama "neden hep gitmekten bahsediyorsun?" diyenlere bu cümlelerden daha iyi bir cevap veremeyebilirim. İnsan sadece, mahvettiği doğasını iyileştirmek için kendini feda edebilir hale geldiğinde insanlaşacak. Şimdi Nuh'un yeni bir gemiye ihtiyacı var.